İstihbarat zaaflarını ve başarısızlıklarını anlamak için istihbarat kavramının ne olduğunu ve istihbaratın doğasını bilmek oldukça elzemdir. İlk olarak, istihbarat mahiyeti gereği refleksif konular hakkında ön görüde bulunmayı hedefler. Diğer bir deyişle, sosyal bilimlerde olduğu gibi istihbarat da insana dayalı tahminler yürütür ve insan davranışlarını herhangi bir nedenle her an değiştirebilir. Dolayısıyla sosyal bilimler ve istihbaratta ulaşılan yargıların yüzde yüz bir kesinliği yoktur ve her an değişebilir. Bu genellikle fen bilimcilerin karşılaştığı bir sorun olmamasına rağmen fen bilimciler bile depremler gibi komplike durumları basitçe tahmine dökemez. Dolayısıyla, her ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar refleksif konularla hasbihal olan istihbarat teşkilatlarını mutlak olarak ‘yanılmaz’ kabul etmek oldukça yanıltıcıdır.
İkinci olarak, istihbarat kavramının literatürde ortak kabul görmüş bir tanımı yoktur. İstihbarat kavramı hem haberlerin toplanıp işlenmesi sonucu elde edilen ürünü hem de bu sürecin tamamını ifade etmektedir. Örneğin, TDK’ya göre istihbarat kelimesi Arapça istihbar kelimesinin çoğulu olup “yeni öğrenilen bilgiler, duyumlar, bilgi toplama, haber alma” anlamına gelir. (TDK, 2023) Ancak, American Heritage Dictionary istihbarata karşılık gelen “intelligence” kavramını üç farklı anlamla ele almıştır. Bunlardan birincisi “Bilgi, özellikle gerçek veya potansiyel bir düşman veya hasım hakkında toplanan gizli bilgiler”; ikincisi “bu tür bilgilerin toplanması” ve üçüncüsü ise “amacı bu tür bilgileri toplamak olan bir kurum veya kuruluş” şeklinde tanımlanmıştır. (American Heritage Dictionary, 2023)
Robert Clark hedef merkezli istihbarat sürecini “bir karar vericinin belirsizlik düzeyini azaltmak için tasarlanmış, dışarıdan gelen bilgilere odaklanan ve mevcut tüm kaynaklardan gelen bilgileri kullanan bir süreç” şeklinde tanımlar. (Gill, Marrin and Phythian, 2009, s.213-214) Bu süreç istihbarat yöneticileri tarafından ihtiyacın tespit edilmesi ve istihbarat üreticilerinin yönlendirilmesi ile başlar. Yönlendirmeler doğrultusunda ihtiyaç duyulan haberler/bilgiler toplanır ve sonrasında istihbarat tüketicileri tarafından ham bilgiler işlenir ve analiz edilir. Bu aşamalardan sonra istihbarat değeri taşıyan ürün istihbarat kullanıcılarına iletilir. Clark’ın tanımdan hareketle, istihbarat başarısızlıkları ‘istihbarat çarkı’ olarak tanımlanan bu süreç etrafında şekillenir. İstihbarat üretme sürecinde bilgi eksikliği, kaynak sınırlılığı, yanlış analiz, teknolojik yetersizlik, politik etkiler, yöneticilerin istihbarat bilgilerini göz ardı etmesi, önyargılar, hamaset, koordinasyon zayıflığı, aktif olarak değişen tehditler gibi sebeplerden dolayı çeşitli istihbarat eksiklikleri ve zaafları ortaya çıkabilir. Bu zaaflar, istihbarat başarısızlıklarını beraberinde getirir.
1990’lardan sonra güvenlik kavramının genişlemesi ve derinleşmesi, devlet dışı aktörlerin daha aktif hâle gelmesi ve yaşanan teknolojik gelişmelerle birlikte istihbarat çarkı sistemli döngüsel bir model olmaktan çıkıp daha mozaik bir yapıya bürünmüştür. Örneğin milislerin, suç örgütlerinin paramiliterler güçlerin ve kurtuluş hareketlerinin devletlerden daha önemli istihbarat aktörleri haline geldiğini Arnavutluk’ta, Afganistan’da, Kolombiya’da, Irak’ta, Suriye’de, Filistin’de, Sudan’da ve daha pek çok bölgede gördük. 11 Eylül’ü, Renkli Devrimleri, 2006 Gazze Seçimlerini, Arap Baharını, 15 Temmuz’u tecrübe ettik. DEAŞ gibi terör örgütlerinin teknolojiyi ve sosyal medyayı ne kadar aktif kullandığına şahit olduk. Tüm bunlar istihbarat üretme ve üretilen istihbaratı eyleme geçirme noktasında döngüsel bir çarktan ziyade karmaşık bir istihbarat üretme sürecini beraberinde getirmiştir. Kuşkusuz, bu mozaik çarkı işletirken bir devlet ne kadar varlıklı, güçlü, proaktif ve küresel alana yönelmişse istihbarat başarılarından yararlanma olasılığı o kadar yüksektir. Ancak, karmaşık bir dünyada küresel hedeflere kolayca ve kısa zamanda ulaşılamayacağı kesindir. Dolayısıyla böylesi çok aktörlü, küresel ve karmaşık bir dünyada devletlerin başarısızlık yaşama ihtimali istihbarat başarısı elde etme ihtimalinden daha yüksektir. (Johnson, 2009, s.33-54)
İstihbarat alanında zafiyete sebep olan en önemli faktörlerden biri, istihbarat sürecinin hâlâ basit bir çarkmış gibi düşünülmesi ve bu çark işletilirken özellikle analiz aşamasında çeşitli hatalar yapılmasıdır. İstihbarat konularının bağlamı, liderlerin karar verme süreçleri, devletlerin ve devlet dışı aktörlerin niyetleri, kabiliyetleri, zaafları, motivasyonları, inkâr ve aldatma yetenekleri göz önünde bulundurulduğunda istihbarat toplama ve analiz son elli yılda çok daha karmaşık bir hâle gelmiştir. Örneğin, 11 Eylül saldırıları genellikle bir istihbarat başarısızlığı olarak değerlendirilir çünkü bu tür büyük ölçekli bir terör saldırısının gerçekleşmesi, istihbarat kurumlarının ve güvenlik ajanslarının bilgi toplama, analiz ve paylaşma süreçlerinde önemli zafiyetlerin ve eksikliklerin bulunduğunu göstermiştir.
Sherman Kent istihbarat kavramını “ülkenin yönetiminde söz sahibi olan devlet adamlarının bilgisiz veya plansız davranışlarının sonucu olarak ülke çıkarlarının zarar görmesini engelleyecek türde bilgi, organizasyon ve faaliyet türü” olarak ifade etmiştir. (Çev. Nazlım Arıca ve B. Yasemin Özbek, 2003, s.1) Yani diğer bir deyişle istihbarat saldırıya eşlik eden önemli bir özelliktir fakat özellikle savunmada belirleyici bir rol oynar. (Kahn, 2002, s.16) Dolayısıyla Pearl Harbor, Yom Kippur Savaşı, 11 Eylül Saldırıları, Hamas’ın İsrail’e saldırısı gibi tarihe en çok damgasını vuran istihbarat başarısızlıkları ülkelerin istihbarat zafiyetleri sebebiyle kendini savunamamasından ve sürpriz saldırılardan kaynaklanmaktadır. Sürpriz teorisinin merkezinde yatan paradoks riskin ne kadar büyükse, o kadar az görünür olması ve o kadar az riskli hale gelmesidir. Yani, risk ne kadar büyükse, o kadar küçük olur. (Wirtz, 2009, s.73-84)
İstihbaratın mozaik bir süreçten geçtikten sonra eyleme geçmeyi de kapsayıp kapsamadığı sorusu ise istihbarat başarısızlıklarının sebebine işaret eden diğer bir açmazdır. İlk olarak, başarısızlıkla ilgili tanımlayıcı bir kuram eksikliği yoktur ancak bilginin nasıl eyleme ve reforma dönüştürülebileceğine dair normatif bir kuram eksikliği olduğu aşikardır. Zira, bazı örgütsel sıkıntıları iyileştirmek diğerlerini üretir. Örneğin, daha hassas bir uyarı sisteminin geliştirilmesi, daha fazla ‘uluyan kurt’ vakasına neden olur. Yani uyarılar daha fazla olduğu için istihbarat örgütleri tarafından bazı uyarılar büyük olasılıkla göz ardı edilir. Bu da başarısızlık riskini artırır. Tıpkı, bugün İsrail istihbaratının Hamas saldırıları hakkında pek çok emare almasına rağmen bu emareleri göz ardı ettiği gibi… İkinci olarak, istihbarat ya istihbarat üretme sürecinde istihbaratçının ya dada karar vericiye ulaştığında karar vericinin ideolojileriyle, değerleriyle ve önyargılarla rekabet eder. Yani eylem, istihbaratı takip etmeyebilir. Bazen ‘eylem arzusu’ ya da ‘güç arzusu’, tüm istihbarat resmini değilse de kesinlikle karar vericiyi ya da istihbaratçıyı etkileyecektir.
İsrail Hamas Saldırısını Niçin Öngöremedi?
Hamas’ın İsrail’e sürpriz bir şekilde saldırması, 1973 Yom Kippur Savaşı’nı başlatan sürpriz saldırıyı hatırlatmaktadır. Ancak, bugünkü teknolojik imkanlarla dünyanın önde gelen istihbarat servislerinden olan İsrail istihbaratının Hamas’ın bu saldırısını nasıl gözden kaçırdığı üzerine düşünülmesi gereken bir konudur. Yom Kippur sürprizinden önce de İsrail olası bir saldırı hakkında erkenden uyarı almış ama bu sürpriz saldırıyı önleyememişti. 1973 yılındaki bu sürpriz saldırı, bir düşman hakkında doğru bilgiyi almanın yeterli olmadığını göstermektedir. Bir istihbarat teşkilatı olarak yeterli teknolojik kabiliyete sahip olabilirsiniz, doğru ajanı işe almış, doğru dosyayı çalışmış, doğru hareketleri izlemiş olabilirsiniz. Ancak bireysel analistlerin ve genel olarak istihbarat sisteminin bilgiyi nasıl analiz ettiği ve karar vericilerin bu uyarıları ne ölçüde dikkate aldığı istihbarat başarısızlıklarının engellenmesinde oldukça önemlidir.
İsrail istihbaratının teknolojik imkân ve kabiliyeti oldukça yüksektir. Bu sebeple ilk olasılık İsrail’in kendi sinyal istihbaratı kabiliyetine ve diğer elektronik kaynaklarına gereğinden fazla güvenmiş olduğu hamaset içeren bir senaryodur. Ancak, Hamas sınırdaki erken uyarı sistemlerini nasıl devre dışı bırakacağını tespit edecek kadar kendini geliştirmiş olabilir. Zira, Gazze Şeridi’ni kontrol eden Hamas, Mısır ve Suriye gibi milli ordulara sahip egemen devletlerin Yom Kippur Savaşı sırasında sahip olduğu kabiliyetlerden çok daha fazlasına sahiptir. Başka bir olasılık ise İsrail’in, Hamas’ın siyasi ve askeri kanadında yeterli veya güvenilir insan istihbarat kaynağının bulunmamasıdır. Öte yandan, Hamas’ın siyasi kanadının örgütün askeri komutanı Mohammed Deif’in planlarına erişimi olmaması kuvvetle muhtemeldir. Dolayısıyla, Hamas’ın siyasi kanadında İsrail istihbaratının yeterli ve güvenilir kaynağı olsa bile bu kaynağın askeri kanattaki planlara erişimi oldukça zordur.
İkinci olarak; İsrail istihbaratının saldırıyı tahmin edememesinin yanı sıra İsrail ordusunun başlangıçta etkili ve refleksif bir tepki vermemesi istihbarat verilerinin göz ardı edildiğinin bir göstergesidir. 1973 yılındaki Yom Kippur Savaşı’nda İsrail’in karar vericileri ve hatta bazı ABD hükümet yetkilileri ön yargı, hamaset ve Orta Doğu’daki aktörler hakkında bazı yanılgılara sahipti. Benzer şekilde, İsrail istihbaratı bugün de Hamas gibi düşmanlarının risk alma eğilimini büyük ölçüde hafife almış ve kendi caydırıcı yeteneklerini abartmış olabilir.
Üçüncü olarak, son yıllarda İsrail istihbarat topluluğunun ana odağında İran tehdidi bulunmaktadır. İsrail istihbaratı casusluk yeteneklerini öncelikle İran’ın nükleer ve balistik programlarının gelişimine karşı koyma kapsamında şekillendirmiştir. Bunun yanında, Suriye üzerinden İran’ın Lübnan Hizbullah’ına gelişmiş askeri teçhizat transferini önlemek amaçlanmaktadır. İsrail tüm bunlara odaklanırken, Hamas’tan gelecek bir saldırıyı göz ardı etmiştir. Yani İsrail, önceliklendirme ve analiz hatası yapmıştır. Çünkü, saldırıdan birkaç hafta önce Hamas’ın askeri kanadını oluşturan El Kassam Tugayları liderliğindeki çeşitli Filistinli milisler sözde askeri bir tatbikat gerçekleştirmişti. Kitlesel roketleri, insansız hava araçlarını ve şehir gerilla savaşı tekniklerini bu tatbikatta kullanmışlardı. Tüm bu taktikler daha sonra Hamas’ın İsrail’e düzenlediği sürpriz saldırıda da uygulandı. Ancak İsrail istihbarat topluluğu emarelere rağmen saldırıyı öngöremedi.
Öte yandan, İsrail’in kitlesel hava saldırıları düzenleme avantajı Hamas’ı “stratejik felce” uğratmayı amaçlıyordu. Ancak Hamas, pek çok İsrailliyi rehin alarak İsrail’i adeta “taktik bir felce” uğrattı. Bugün için, Hamas ele geçirdiği İsrailli rehineler sayesinde İsrail’in en büyük avantajlarından biri olan hava üstünlüğünü etkisiz hale getirmeyi ve elinde pazarlık kozu bulundurmayı başarmış durumda. Pazarlık konusu, muhtemelen Gazze Şeridi’ndeki kısıtlamaların hafifletilmesi veya mahkumların serbest bırakması olacak. Öte yandan, Hamas’ın tüm eylemleri İsrail Silahlı Kuvvetleri’ni Gazze Şeridi’nde kara işgaline sürükleyen ve onları bir yıpratma savaşının içine çeken daha büyük bir stratejinin parçası olabilir. (Mahmoudian, 2023)
Freedman’a göre İsrail, 7 Ekim’de hazırlıksız yakalanmanın yol açtığı krizin ardından şimdi ikinci bir kriz ile karşı karşıya: İsrail Hükümeti Hamas’ı Gazze’den çıkarma hedefine ulaşmak için bir strateji bulmaya çalışıyor. (Freedman, 2023) Hazırlıksız yakalanmanın yol açtığı kriz istihbarat zaafı, ancak İsrail hükümetinin verdiği ağır tepkiler ve strateji arayışı tamamen bir siyasa zaafı. Zira, İsrail için en önemli soru Gazze’de neyin başarılması gerektiğiydi. Diğer bir deyişle İsrail Gazze’ye girerse başarılı olabilecek mi? Grozni, Halep, Musul, Bakhmut gibi yerlerde devletlerin devlet dışı aktörlerle verdiği asimetrik mücadelelerin zorluklarını gördük. Hamas da Blitzkrieg benzeri bir strateji uygulayarak belirli giriş noktalarından hızla ilerledi ve böylece İsrail’in refleksif bir tepki vermesini engelledi. İsrail askerlerini ve gözlem noktalarını hedef almak için tespiti çok zor olan dronelar kullandı. Denizden saldırılar düzenleyerek İsrail’in dikkatini dağıttı ve her ne kadar İsrail teknolojisini geride bırakamasa da yeni silahlar denedi. Demir Kubbe’nin kapasitesini zorlamayı hedefleyen Hamas’ın bu konudaki başarıları sınırlı kalsa da İsrail topraklarına çok sayıda roket, mermi ve kamikaze insansız hava aracı fırlattı. (Mahmoudian, 2023) İsrail’in bu asimetrik mücadelede kayıpları neler olacak? Öte yandan, Hamas’ın askeri alt yapısının çoğu yok edilebilir ama siyasi liderliğinin ve etkisinin tamamının ortadan kaldırılması mümkün mü? İsrail’in baş ucunda duran Hizbullah tehdidi giderek büyümüyor mu? Son ve en önemli soru: İsrail devlet aklıyla mı yoksa yargı reformlarından sonra İsrail’de çıkan ayaklanmaların ardından Netanyahu’nun hırsıyla mı hareket ediyor? Bu soruların cevapları açık. Ancak, İsrailli veya Amerikalı liderlerin Hamas saldırısından önce tam olarak ne bildiklerini veya Haniyeh ile Deif’in bu saldırıyı başlatırken tam olarak ne planladığını zaman gösterecek.
Elif Gültekin
KAYNAKÇA
American Heritage Dictionary. “İntelligence”. https://ahdictionary.com/word/search.html?q=intelligence (Erişim Tarihi:25.10.2023)
Freedman, Lawrence. (2023), Inside Israel’s Intelligence Fiasco. The New Statesman, https://www.newstatesman.com/world/middle-east/2023/10/inside-israels-intelligence-fiasco (Erişim Tarihi:25.10.2023)
Gill, Peter. Marrin, Stephen, Phythian, Mark. (2009). Theories of intelligence, NewYork: Routledge
Johnson, Lock K. (2009). Sketches for a Theory of Strategic Intelligence. P. Gill, S. Marrin ve M. Phythian (Der.). Theories of intelligence içinde (ss.33-54). New York: Routledge.
Kahn, David. (2009 An Historical Theory of Intelligence. P. Gill, S. Marrin ve M. Phythian (Der.). Theories of intelligence içinde (ss.4-16). New York: Routledge.
Kent, Sherman. (2003). Stratejik İstihbarat (Nazlım Arıca ve B. Yasemin Özbek, Çev.). Ankara: ASAM Yayınları, (Orijinal eserin yayın tarihi 1949).
Mahmoudian, Arman. (2023). Why Didn’t Israel See the Hamas War Coming?. The National Interest. https://nationalinterest.org/feature/why-didnt-israel-see-hamas-war-coming-206899 (Erişim Tarihi:25.10.2023)
Nakhleh, Emile. (2023). Hamas and Israel: Another Colossal Intelligence Failure. The Cipher Brief. https://www.thecipherbrief.com/column_article/hamas-and-israel-another-colossal-intelligence-failure (Erişim Tarihi:25.10.2023)
Türk Dil Kurumu: Genel Türkçe Sözlük. “İstihbarat”. https://sozluk.gov.tr/ (Erişim Tarihi:25.10.2023)
Wirtz, James J. (2009). Theory of Surprise. P. Gill, S. Marrin ve M. Phythian (Der.). Theories of intelligence içinde (ss.73-87). New York: Routledge.
Yarhi-Milo, Keren ve Naftali, Tim. (2023). The Lessons Israel Failed to Learn From the Yom Kippur War. The Atlantic. https://www.theatlantic.com/ideas/archive/2023/10/israel-yom-kippur-war-lessons-hamas/675627/ (Erişim Tarihi:25.10.2023)

















Leave a comment