İstihbarat ve Güvenlik Araştırmaları Merkezi
Çarşamba , 29 Temmuz 2026
info@igam.org.tr
Home Eğitimler EZELİ RAKİPLERİN MODERN GÜÇ İLİŞKİSİ: SOĞUK SAVAŞ SONRASI ALMANYA’NIN RUSYA POLİTİKASI
EğitimlerUlusal ve Uluslararası Güvenlik Politikaları

EZELİ RAKİPLERİN MODERN GÜÇ İLİŞKİSİ: SOĞUK SAVAŞ SONRASI ALMANYA’NIN RUSYA POLİTİKASI

GİRİŞ

Avrupa’nın bölgesel gücü ve dünya sisteminde önemli bir yere sahip olan Almanya’nın, Soğuk Savaş’ın sona ermesi ile Rusya politikası da yeniden şekillenmiştir. Daha çok Ostpolitik geleneğini devam ettirmeye gayret gösteren Alman bürokratları, SSCB’nin dağılmasından sonra Almanya ile çeşitli işbirliklerine girişmiş ve iki büyük devlet arasındaki bağı güçlendirmişlerdir. Bu analizde de Almanya-Rusya arasındaki bağımlılığın düzeyi ve seyri incelenmeye çalışılmış, aynı zamanda da Rusya’nın 2008 Gürcistan, 2014 Kırım ve 2023 Ukrayna krizlerine değinilmeye çalışılmıştır.

Çalışmada ek olarak Almanya’nın bu gelişmelere dair tutumlarına da bakılmıştır. Aralarında güçlü ekonomik ortaklık olan bu iki ülkenin söz konusu siyasi gelişmelere verdikleri tepkiyi analiz etmeyi hedefleyen bu çalışmanın ilerleyen bölümlerinde Almanya ve Rusya’nın aldıkları kararların hangi unsurlara göre şekillendiğine odaklanılacaktır.

İki yükselen güç, Almanya ve Rusya Soğuk Savaş sonrası yakınlaşmaya ve işbirliğini güçlendirmeye başlamıştır. 1. ve 2. Dünya Savaşı sırasında Almanya ile Sovyetler Birliği’nin istikrarsız ilişkileri Sovyetler Birliğinin ardılı olan Rusya ile daha ılımlı ilişkiler kurulması yönünde genişletilmiştir. Bu işbirlikleri özellikle ekonomik olmakla, ticari ve sosyal alanda da kendini göstermiştir. Alman yöneticilerinin Dünya siyasetinin en önemli aktörlerinden olan Rusya’ya karşı olumlu tutumları ve bu çerçevede aldıkları kararlar iki ülkenin de karşılıklı ekonomisine katkıda bulunmuştur.

Uluslararası alanda Rusya’nın attığı cesur adımlar zaman zaman Alman eleştirisine hedef olsa da karşılıklı bağımlılıklar iki ülke arası ilişkilerin sürdürülmesine önemli derecede rol oynamıştır. İşbirliğinin güçlendirilmesi ile söz konusu iki ülke arasında bağlılıkların temelleri atılmış ve 2008’den itibaren Rusya’nın bölge ülkelerinde giriştiği çeşitli eylemler Alman tarafında onaylanmasa da diplomasi yolu ile iki ülke arasında ilişkilerin sürekliliği hedeflenmiştir.

Bölgesel Bir Güç Olarak Almanya

Almanya, çeşitli faktörlerin etkisiyle, dünya genelinde önemli bir güce ve etkiye sahip olmuştur. Özellikle, Soğuk Savaş sonrası Almanya yükselişe geçmiş ve uluslararası düzenin vazgeçilmez parçası olmuştur. 83.2 milyon nüfusu ile Avrupa’nın en kalabalık ülkesi ve aynı zamanda Avrupa Parlamentosunun en etkili temsilcisi konumu üstlenmektedir. (Diyarbakırlıoğlu, 2020) Dünya politikasının şekillenmesinde büyük katkısı olan Almanya, dönem-dönem ekonomik krizler yaşamasına karşılık, Avrupa’nın en yüksek ekonomisine sahip bölgesel güç statüsünü de elden bırakmamaktadır.

2010 yılında Almanya dünyanın en büyük ordusuna sahip ülke olarak 10. sıradayken, 2010 yılı sonrası 1.2 oranında gerileme ile 13. sıraya yerleşmiş ve 2020 sonrası ise gerileme artmıştır (Stockholm International Peace Research Institute, Military Expenditure Database, 2020). Almanya’nın bölgesel gücün de ötesine geçerek küresel bir güç olamamasının temel nedenlerinden biri de nüfusun geniş ancak coğrafi ve toprak alanının dar olmasıdır. Almanya coğrafi açıdan bir dezavantaja sahiptir, Avrupa’nın ortasında konumlanan Almanya’nın etrafı güçlü devletler ile sarıldığından genişleme imkânına sahip olamamıştır.

Diplomasiye gelecek olursak, Almanya kamu diplomasisini güçlü bir şekilde kullanmaktadır. Bu kapsamda Almanya’nın öncelikli hedefi, küresel düzeyde geçmişine dair olumsuz algıları temizleyip, güvenilir bir imajı yeniden oluşturmaktır.

Soğuk Savaş Sonrası Almanya-Rusya İlişkilerinin Tarihine Yön Veren Dinamikler

1991’de Sovyetler Birliği’nin dağılması sonrası Almanya Rusya’yı aynı yıl 6 Aralık tarihinde Sovyetler Birliği’nin ardılı olarak tanımıştır. Bu tarihten sonra iki ülke arasındaki ilişkilerinin gelişme hızı ve dinamizmi, uluslararası siyasi atmosferde belirgin bir şekilde ortaya çıkmaya başlamıştır. 6000’den fazla Alman şirketi Rusya pazarına dâhil olmuştur (Hamzaoğlu, 2022: 3). İki ülke arasında kültürel ve insani ilişkiler zamanla gelişerek artmıştır.

Almanya nezdinde Rusya Soğuk Savaş sonrası tehdit olmaktan çıkmıştır. Soğuk Savaş sonrası Almanya’ya karşı endişelerin giderek yatışması ile Rusya da Almanya’yı sadık ve yakın arkadaş olarak görmeye başlamıştır. Hem Rusya hem de Almanya sorunlarını aşarak yükselişe geçmiştir. Bu iki ülkelerin neredeyse benzer durumu nedeni aralarında kapsamlı bir işbirliği çerçevesi için uygun bir zemin oluşmuştur.

Eylül 2001’de Rusya Devlet Başkanı Putin, “Almanya’nın ülkesinin en önemli ekonomik ortağı, ana yatırımcılarından biri ve dış politika diyaloğunun kilit ortağı olduğunu” vurgulamıştır (Goncharenko, 2010, akt; Halit, 2022: 225). Farklı dönemlerde farklı yöneticilerin iktidara gelmesi ile Almanya Rusya ilişkileri bu bağlamda değişiklik göstermiş ancak hiçbir zaman kopmamış, farklı dönemlere ayrılmıştır.

2000’li yılların başından itibaren Rusya ile Almanya arasındaki enerji işbirliğinin gelişmeye başladığı görülmektedir. 2005 yılında yaptıkları proje kapsamında Rusya’dan Almanya’ya Baltık Denizi üzerinden doğalgaz tedariki yapacak olup, Rus doğalgazının en az maliyet ile Avrupa’ya ulaşması hedeflenmiştir. Böylelikle, Almanya Rus gazının Avrupa’ya dağıtımını üstlenecektir. 2 aşamaya sahip olan bu projenin birinci kısmının inşası 2010 yılında tamamlanmıştır. 2020 yılında ise Kuzey Akım 2 projesi ile hacim daha fazla genişletilerek kapasite de artırılmış ve geliştirilmiştir.

Gerhard Schröder (1998-2005) dönemi Almanya’sı, Rusya ile ilişkileri güçlendirmeye çalışmış, ancak gerektiğinde Rusya’yı eleştiren bir tutum sergilemiştir. Schröder’in öncülüğünde 2005’te AB-Rusya arasında enerji birliği görüşmeleri başlatılmıştır. Putin, bu süreçte Sibirya enerji kaynaklarının AB ile entegrasyonunu ve 2002’de serbest dolaşım önerisini sunmuştur. Schröder’den sonra Angela Merkel dönemi de Almanya-Rusya bağlarını güçlendirme amacını gütmüştür. Görevinin başlangıç yıllarında Rus devlet yönetim biçimini ve demokrasisini eleştiren Angela Merkel ise ileriki yıllarda Rusya’ya karşı daha ılımlı yaklaşmaya başlamıştır. Örneğin, küresel ekonomik krizin gölgelediği 2008 yılında Rusya’nın Gürcistan’a saldırmasını görmezden gelerek Rusya’ya yaptırım uygulanmasının da önüne geçmiştir.

Diplomatik Gelişmeler: Krizler

2008 Gürcistan İşgali
Bir Kafkas ülkesi olan, Gürcistan 2000’li yılların başından itibaren bölgede tehdit unsuru oluşturan Rusya’ya karşı güvenliğini sağlamanın tek garantisi olarak NATO üyeliğini görmüş ancak Gürcistan ile NATO arasında yapılan her görüşme Rusya tarafında olumsuz bir gelişme olarak algılanmıştır. Rusya’nın 2008 Ağustos’unda Gürcistan’ın ülkesine girerek başlattığı savaş ile Soğuk Savaş’tan sonra ilk kez bağımsız bir ülkeye karşı müdahalede bulunmuştur. Uluslararası kuruluşların birleşerek veya ayrı ayrı tutum sergileyerek, kayda değer önlemler alması beklenirken Rusya’ya karşı caydırıcı kararlar alınamamış/alınmamıştır.

Hem NATO hem Avrupa Birliği üyelerinden Rusya’ya karşı karara alınmasını istemeyen, başta Almanya, Fransa, İtalya, İspanya olmak üzere çekinceli tavırlar Rusya’ya aleyhine karar çıkarılmasına engel olmuştur. Almanya Gürcistan’ın NATO üyeliğini desteklemiş, Rusya’nın müdahalelerini caydırmak ve anlaşma yolunda uzlaştırmak amacıyla 2008’de Tiflis’i ziyaret etmiştir. Fakat bu girişim de çok etkili olmamış, Gürcistan gibi ülkeler çıkarına Merkel’in Almanya’nın en önemli gaz kaynağı olan Rusya ile iyi ilişkileri feda etmeyeceği anlaşılmıştır. Almanya her ne kadar söz konusu savaşta Rusya’nın uluslararası hukuku ihlal ettiğini belirtse de, arasındaki ortaklıklar Rusya’nın Gürcistan müdahalesi nedeni ile sekteye uğramamıştır.

2014 Kırım’ın İlhakı
Rusya’nın 2008 Gürcistan müdahalesinde, AB’nin Rusya’ya yaptırım uygulamasına izin vermeyen Almanya, Rusya’nın 2014 Kırım ilhakına sessiz kalmadı ve iki ülke arasındaki ilişkiler zorlu bir yola girdi. Almanya, Minsk Antlaşması ile çatışma ve gerilim sona ermesi için bir nevi arabuluculuk görevini üstlenmiştir ancak adı geçen antlaşmanın ve devamı olarak Minsk 2 Antlaşmasının işlemediği de bilinmektedir.

Angela Merkel, Rusya’nın bu davranışı ile devletlerin tümünün dayanağı olan uluslararası hukuku ihlal ettiğini ve Soğuk Savaş dönemi revizyonist politikasını uyguladığını belirtmiştir (Daehnhardt & Handl, 2018: 447-448. akt; Diyarbakırlıoğlu, 2020: 10).

Angela Merkel, Almanya’nın diğer doğu Avrupa ülkelerinden farklı olarak Rusya gazına bağımlılık göstermediğini, dolayısıyla enerji kaynaklarına olan talebi yeniden değerlendireceğini söylemiştir (BBC, Berlin, 2014). Gerçekte ise, 2023 itibariyle Almanya Rusya gazına olan ihtiyacı nedeniyle Rus enerji kaynaklarına olan talebini düşürmemiştir. Büyük oranda yaptırımlar çok uzun sürmemiş ve yeniden diplomasi yoluna gidilmiştir.

2022 Rusya-Ukrayna Savaşı
Almanya dâhil dünyadaki ülkelerin Rusya Ukrayna Savaşı patlak vermesi üzerine güvenlik anlayışı değişmiştir ve bunun üzerine savunmaya daha fazla para ayırmışlardır. Verilere göre Avrupa ülkeleri arasında Almanya askeri harcamasını 2007-2021 dönemlerinde sırasıyla %11,35 ve %25,42 oranlarıyla yükseltmiştir (Özcan ve Özcan, 2023: 19).

Ancak, bu savaş bağlamında Rusya’ya karşı uygulanan yaptırımlar her alanda değil belirli alanlarda gerçekleştirilmiştir. Almanya, Rusya-Ukrayna krizini Rusya’nın eylemlerinden dolayı kınamıştır, daha sonrasında ise kuvvet kullanmadan diploması yolu ile çözülmesi gerektiği fikrini benimsemiştir. “Almanya ve İngiltere başta olmak üzere pek çok Avrupa ülkesi doğrudan Ukrayna’yı siyasi, iktisadi ve askerî açıdan desteklemeye başlamıştır” ( European Commission, akt: Kasım 2022: 3). Almanya Rusya arasındaki karşılıklı bağımlılıklar Almanya’nın daha sert politika izlemesini engellemiştir. Avrupa’da Rusya’yı caydırmak amacı ile düşük yoğunlukta uygulanmaya çalışılan yaptırımlar ise Rusya tarafında bir işe yaramamış ve aksine Rusya’nın daha agresif tutumlar sergilemesine sebep olmuştur.

Esasında ABD’nin Gürcistan ve Ukrayna’yı NATO üyeliğine almak istemesi Rusya’nın hoşnut olmadığı bir durumdur. ABD’nin bu girişimi Rusya’da güvensizlik duygusuna sebep olmaktadır, bu da daha önce 2008 Gürcistan işgali ve 2021 Rusya-Ukrayna Savaşı’nda gördüğümüz gibi önemli bir dizi sorunlar teşkil etmektedir. Örneğin önceden savunma bütçesinin arttırılmasına, silahlanmaya ve ABD’yle çok yakın işbirliği yapmaya isteksiz davranan, Çin ve Rusya’yla yakın işbirliği içerisinde olan Almanya savaşın etkisiyle politikalarında büyük dönüşüm yapmaya gitmiştir. Savunma bütçesini NATO standartlarına yükseltmeye, yeniden silahlanmaya ve demokratik devletlerle daha yakın iş birliği kurmaya istekli olduğunu dile getirmektedir.

Bu savaş Rusya Almanya arası ilişkileri doğrudan olumsuz etkilemese de Almanya bu savaşın etkisi ile politikasında değişikliğe giderek olası tehdide karşı güvenliğini sağlamak amaçlı savunma bütçesini arttırmaya, silahlanmaya ve demokratik ülkelere yakınlaşmaya istekli olduğunu dile getirmiştir (Kasım, 2022: 5). Dolaysıyla 2022 Rusya-Ukrayna Savaşı Almanya, Japonya gibi ülkelerin güvenlik anlayışının değişmesine katkıda bulunmuştur.

Gelecekteki İlişkiler: Zorluklar Ve Fırsatlar

“Almanya’nın 1991’den 2005’e kadar olan Rus politikası, Rusya’yı daha geniş Avrupa mimarisine dâhil etmek için tasarlandı” (Rahr, 2010: 3). Ancak bu politikanın başarılı olması tartışmalı bir konudur. 2006 senesinde Rusya Avrupa’ya sattığı gazın fiyatını arttırarak Almanya dahil Avrupalı devletlerin tepkisine sebep olmuştur. Rusya’nın bu politikası söz konusu devletlerin alternatif enerji kaynağı aramalarına sebep olmuştur ve bu arayış 2022 Rusya Ukrayna Savaşı ile de şiddetlenmiştir.

Karadeniz ve Hazar bölgelerinin önemi 2000’li yılların ortalarından itibaren sadece jeopolitik, ticari, ekonomik olarak artmakla kalmamış aynı zamanda AB ülkelerinin gözünde de artmıştır. Bu da tahmin edilebileceği üzerine Rusya’nın pek hoşuna gitmemiştir. Sovyetler Birliği’nin dağılmasından itibaren bağımsızlık kazanan Kafkas devletleri özgürlüklerine kavuşmaları ile Rusya’nın Güney Kafkasya’yı etkisi ile kuşatması bir olmuştur. Rusya Hazar bölgesinde kendisini geçecek düzeyde enerji hatlarının işlemesine izin vermeyecektir. Steinmeirer’e göre Rusya’nın Avrupa’dan uzaklaşması Çin ile yakınlaşması tehlikesini taşımaktaydı.
Almanya ve Rusya gibi büyük ülkeler arasında rekabet de yaşanmıyor değil, örneğin, İran’daki nükleer teknolojinin kurulması, işletilmesi, atıkların bertaraf edilmesi sürecinde büyük ekonomik sermaye vardır. 2000’den bu yana devam eden müzakereler ile Almanya-Rusya arasında bu milyar dolarlık pazara kimin hâkim olacağı çekişmesi yaşanmaktadır.

Bununla birlikte, Almanya ile Rusya arasında stratejik ortaklık sürmektedir. Putin dış politikasında çekinceli davranmayarak kritik adımlar atmayı başarsa da yaptığı pazarlıklara bakılırsa Avrupa ile ilişkileri bozmak istemediği aşikar. Almanya açısından ise Rusya gibi büyük ticari ortağı kaybetmek oldukça yanlış bir karar olur. Dahası, Almanya ticari lobisi Rusya‘da yeni fırsatlar oluşturuyor. Bununla kalmayarak, Almanya’nın aynı zamanda Rusya ile ABD arasında arabuluculuk yaptığı zamanlara da sık sık rastlanmaktadır. Rusya’nın yürüttüğü dış politika oldukça aktif ve karar alıcı etkiye sahiptir. Gittikçe daha da güçlenen Rusya, 2022 Rusya-Ukrayna Savaşı’nda da gördüğümüz gibi yaptırımlar sonucu düşüşe geçmemiştir, aksine Rus rublesi değer kazanmış, Batılı devletlerin alternatif enerji arayışı ve uygulamaları Rus ekonomisini çökertmemiştir.

Ticari ilişkiler bağlamında bakıldığında, Almanya ve Rusya’nın karşılıklı olarak bağlılıkları çok yüksek seviyededir. Almanya Rusya’nın ihtiyaçlarından olan endüstriyel kimyasal ürünler, makinalar ve arabalar üretmektedir. Rusya ise Almanya devletinin ihtiyacı olan gaz üretimini yapmaktadır. Dolayısıyla, Almanya’nın Rus enerjisine bağımlılığı tek taraflı değildir. Rus ekonomisinin Alman yatırımlarına ve özellikle teknolojik işbirliğine olan gereksinimi de bulunmaktadır. Verilere göre, 2013 senesinde Almanya’nın Rusya ile dış ticareti 107 milyar doları geçmiştir (Aras, 2017: 38).

Daha önce de vurgulandığı gibi, Almanya ve Rusya arasında sağlam bağımlılık mevcuttur. İki ülke arasında ilişkilerin zarar görmesi oldukça düşük bir olasılıktır. Devletler arasında rekabet hep olmuştur, olmaya da devam edecektir ama ekonomik çıkarların öneminin üstün tutulacağı da muhtemeledir.

Sonuç

Uzunca bir zaman karşı karşıya gelmiş olan Almanya ve Rusya, Soğuk Savaş sonrası buzları eritmek için çeşitli ortaklıklar yoluna gitmiştir. Avrupa meselelerinde liderlik sergilemek isteyen Almanya için Rusya oldukça güçlü bir ortak konumundadır. Tarihsel süreçte de yakınlıkları olan bu iki ülke arasındaki gelişmeler başta Batı Avrupa olmak üzere tüm dünya devletleri tarafından merakla takip edilmektedir. Rusya’nın dış politikasında sergilediği cesur tavırlar bir Avrupa devleti olan Almanya açısından hoş karşılanmasa da ilişkilerin bağımlılığa dayalı düzeyi nedeni ile sürdürülmesi amaçlanmaktadır.

Uluslararası sitemin değişkenliği sebebi ile dünya siyasetini belirleyen önemli aktörler arası iniş çıkışlar her zaman mevcut olsa da, buradaki asıl mesele Almanya ile Rusya’nın ilişkilerini ve özellikle de ticari ortaklıklarını hangi dinamiklere göre devam ettirecekleri ve işbirliği imkanlarının ne şekilde değerlendirecekleridir. İncelenen makaleler neticesinde, Almanya-Rusya ilişkilerinin yakın gelecekte büyük değişikliğe uğraması beklenmediği söylenebilir.

Özellikle enerji konusunda Rusya’nın sahip olduğu avantaj ve bu avantaj sayesinde gelişen asimetrik bağımlılık Rusya’nın müdahaleci ve kısıtlayıcı dış politikasını Batı’nın yaptırım uygulama ihtimali karşılığında kullanması ve karar alınmasını engellemektedir. Rusya, 2008- 2014 arasında aynı coğrafyada bulunduğu farklı ülkelere yaptığı müdahaleler sonucu uluslararası düzeni test etti büyük çaplı yaptırımlara maruz kalmayacağını anlamış oldu. Gürcistan, Ukrayna ve Kırım müdahalesinde de görüldüğü gibi Rusya Batı’ya karşı enerji kaynaklarını kullanmaktadır ki bu da ilişkileri belirleyici ve karar verici bir unsurdur.

NARMİN KALAEVA (2025)

*Analizlerdeki fikirler yazarına aittir ve İstihbarat ve Güvenlik Araştırmaları Merkezinin editöryal
politikasını yansıtmamaktadır.

KAYNAKÇA

Alexander Rahr, Germany And Russia: A Special Relationship, Washington Quarterly, 05 Jan 2010.
Andreas Umland, Germany’s Russia Policy In Light Of The Ukraine Conflict: Interdependence Theory And Ostpolitik, Sciensedirect, November 2021
Avcı, Hüseyin, Uluslararası Sistemin Değişen Yapısında Almanya Rusya Ilişkileri Ve Türkiye’nin Rolü, Marmara Üniversitesi, 2020
Bogdan Kozsel, Ukrayna’daki Çatışmanın (2014–2018) Almanya’nın Rusya Ile İlişkilerine Etkisi, The Central And Eastern European Online Library, 2019
Celeste A. Wallander, Mortal Friends, Best Enemies: German-Russian Cooperation After The Cold War, Cornel University Press, 1999
Christopher S. Chivvis & Thomas Rid, The Roots Of Germany’s Russia Policy, Taylor & Francis Online, 24 Mar 2009
Constanze Stelzenmüller, Germany’s Russia Question A New Ostpolitik For Europe, Jstor, April 2009,
Dmıtrı Trenın, A New Russia Policy For Germany Director, Cornegie Moscow Center, November 1, 2013
Halit Hamzaoğlu, Soğuk Savaş Sonrası Rus-Alman İlişkileri: Avrupa’da Yeni Güçler Dengesi Mi?, The Journal Of Social Science, 2022.
Kaan Diyarbakırlıoğlu, Soğuk Savaş Sonrası Bölgesel Bir Güç Olarak Almanya’nın Avrupa Birliği İçindeki Rolü: Dönemler Ve Değişim Dinamikleri, Stratejik Ve Sosyal Araştırma Dergisi, 3, November 2020
Katja Banik, A Clear View Eastwards: Russia And Germany, Riac – Russian İnternational Affairs Council, February 3, 2021,
Kemal İnat, Birleşme Sonrasında Almanya’nın Dış Politikası: “Normalleşme”Nin Son Adımları, Dergi Park, 2019
Mehmetali Kasım, Rusya’nın 2022 Yılındaki Ukrayna İşgaline Karşı Büyük Güçlerin Tepkileri, Uluslararası Yönetim Akademisi Dergisi, 2022
Mustafa Nail Alkan, Almanya –Rusya İlişkileri Bağlaminda Ukrayna Krizi, The Central And Eastern European Online Library, 2015
Oğuz Özcan, Yunus Özcan, Rusya’nın 2014 Yılı Kırım’ı İlhakının Avrupa Birliği Ülkelerinin Askeri Harcamalarına Etkisi, İnsan Ve Toplumbilimleri Araştırmaları Dergisi, 2013
Randall Newnham, Germany And Russia Since Reunification: Continuity, Change, And Role Of Leaders, Jstor, Spring 2017,
Roland Götz, Germany And Russia – Strategic Partners?, İn, Geopolitical Affairs, 4/2007.
Süleyman Erkan, 2008 Rusya-Gürcistan Savaşı Ve Uluslararası Toplum, Uluslararası İktisadi Ve İdari İncelemeler Dergisi, 2016
Tuomas Forsberg, From Ostpolitik To ‘Frostpolitik’? Merkel, Putin And German Foreign Policy Towards Russia, Oxford Academic, January 2016.

Leave a comment

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Related Articles

AnalizlerUlusal ve Uluslararası Güvenlik Politikaları

YENİ DÜNYA DÜZENİNDE PROAKTİF İSTİHBARAT YAKLAŞIMI

Küreselleşmenin Yüzyılı olan 21. yüzyılda ortaya çıkan yeni dengeler artık 20. Yüzyılın...

AnalizlerUlusal ve Uluslararası Güvenlik Politikaları

NÜKLEER TEHDİT; SAVAŞLAR, KRİZLER, FELAKETLER

Giriş Sanayi Devrimi ile birlikte küresel anlamda geniş çapta üretim yapılmaya başlanmıştır....

AnalizlerUlusal ve Uluslararası Güvenlik Politikaları

KAMU YÖNETİMİNDE KRİZ YÖNETİMİ ve İSTİHBARAT İLİŞKİSİ

Giriş Kamu Yönetimi, bütün bir toplumun iç içe girmiş ve birbirleriyle çelişen...