İstihbarat ve Güvenlik Araştırmaları Merkezi
Perşembe , 30 Temmuz 2026
info@igam.org.tr
Home Analizler Gıda Güvenliği ile Çatışma İlişkisi
AnalizlerUlusal ve Uluslararası Güvenlik Politikaları

Gıda Güvenliği ile Çatışma İlişkisi

Giriş

Küreselleşme dinamiklerinin 20.yy itibariyle yoğunlaşmasıyla, son 50 yılda daha da kronikleşmeye başlayan aşırı nüfus artışı ve tarım alanlarının zarar görmesiyle oluşan yiyecek kıtlığı, su kıtlığı ve kirliliği, hava kirliliği, asit yağmurları, ormansızlaşma, balık stoklarının ve biyolojik çeşitliliğin azalması ya da kaybı, ozon tabakasının incelmesi, fosil yakıtların kullanımı sonucunda sera gazlarındaki artışın yarattığı küresel ısınma ve iklim değişikliği gibi sorunlar, küresel nitelikteki ekolojik sorunlar olarak dünyadaki barış ve güvenliği ve ondan öte insan yaşamını tehdit etmektedir. Bu bağlamda Gıda güvenliği problemlerini çözmek için sürdürülecek politikalar, problemin de niteliği ve niceliğinden ötürü, ulusal sınırları aşmaktadır.

Son olarak dünya tedarik zincirine ağır darbe vuran COVID-19 pandemisinin yaşamlar ve geçim kaynaklarına yönelik etkisi yıkıcı oldu ve 30 yıllık küresel büyümeyi, küresel ekonomik durgunluk yaratarak sona erdirdi buna bağlı olarak açlıkla karşı karşıya kalan insan sayısında muhtemelen 1 yılda 90 milyona yakın artışa neden olduğu tahmin ediliyor (2019-2020) (FAO, IFAD, UNICEF, WFP and WHO, 2023). 2021 yılı pandemi kaynaklı daralmalarda oldukça dengesiz bir kısmi toparlanmaya işaret ederken, toparlanmanın hızı düşük ve orta-düşük ülkelerde daha yavaş. Bu durum 2021 yılında açlık yaşayan insan sayısında tahmin edilene ilaveten 38 milyonluk bir artışa neden oldu. Şubat 2022’de tam da pandeminin ağırlığı kalkmışken, Ukrayna’da patlak veren ve iki büyük tarımsal üreticiyi etkileyen savaş, emtia ve enerji piyasalarında şok dalgaları yaratarak toparlanmayı zayıflattı ve belirsizliği daha da arttırdı (FAO, IFAD, UNICEF, WFP and WHO, 2023).

Ayrıca iklim değişikliğinin çelişen hedefler ve artan kıtlık nedeniyle ortaya çıkan çekişmeleri şiddetlendirmesi bekleniyor (Alexandra Jiricka-Pürrera, 2019). Nina von Uexkull ve meslektaşlarının bir çalışması, çatışma riski potansiyelinin tarıma yüksek oranda bağımlı olan, siyasi dışlanmanın yüksek olduğu ve büyüme mevsimi yağışlarının hızla azaldığı yerlerde en yüksek olduğunu göstermiştir (Nina von Uexkull, 2016). Bu çerçevede bakılması gereken üç göze çarpan nokta: İlk olarak İklim değişikliğinin etkileri yeni bir kaynak çatışması yaratacak ve bölgeler ve ülkeler arasında ve giderek kutuplaşan bir kırılganlık düzeyine sebep olacak. Bu kutuplaşma küresel iklim değişikliğinden kaynaklanan ve ulusal ve bölgesel politikalarla hafifletilebilecek kırılganlığın farklı biçimlerinde giderek daha belirgin hale gelmektedir.

İkinci olarak iklim değişikliği çevre için ulusal ve bölgesel aktörlerin gıda güvenliğini sağlama, yoksulları korumak için ekonomik imkanları ve yeşil görüntüyü korumayı içeren çeşitli girişimlerde bulunması gerekmektedir, Bölgesel iş birliği için fırsatlar ve olasılıklar olsa da güç ve kaynak mücadelesi bölgeyi parçalara ayırmakta ve sayısız girişimin sınırlı başarıya ulaşmasına neden olmaktadır, Üçüncü olarak ekonomik büyüme gerekli olsa da açlık ve yetersiz beslenmeyi azaltma ve iklim değişikliğinin etkisini kırmaya yönelik güçlü kamu politikasına fakirliği azaltma hedefi konulması gerekir.
Gıda güvenliği, evrensel bir kavram olarak, insanlığın ortak derdidir. Ancak toplumlar geliştikçe ve olgunlaştıkça, gıda güvenliği kavramı defaatle gözden geçirilmiş, düzenlenmiş ve tekrar tanımlanmıştır. 1996 Dünya Gıda Zirvesi sırasında, Birleşmiş Milletler Tarım ve Gıda Örgütü kavramı şöyle tanımladı: ‘’Gıda Güvenliği, tüm insanlar, her zaman; aktif ve sağlıklı bir hayatta onların besin yönetimleri ve gıda tercihlerine göre yeterli, güvenli ve sağlıklı gıdaya fiziksel ve ekonomik erişimi karşılanırsa var olur’’ (Food and Agriculture Organization, 1996).

1- Gıda Güvenliği

A- Gıda Güvenliğinin dört özelliği

B- Gıda Güvensizliğinin Sürekliği

2- Gıda Güvenliği-Çatışma İlişkisi

Gıda güvensizliği durumu kimi zaman kendi başına şiddet ve istikrarsızlığı tetiklemekteyken, kimi zaman dolaylı yoldan bunu yapar; bu yazıda bunu doğrudan yaptığı durumları ele alıyoruz. Gıda fiyatlarının yükselişi olası siyasi isyanlara ve çatışmalara yol açabilir. İklim kaynaklı özellikle kuraklık bir vakalar gıdaya erişim ve bulunabilirlik yönünden etkilere sebep olarak çatışma riskini arttırabilir. Doğal kaynaklar için mücadele de gıda güvenliği bağlamında belirleyici olabilir. Gıda güvensizliği ile çatışma bağlantısının olduğu ülkeler çoğu zaman zayıf kurumlara sahip, gelir adaletsizliğini hat safhada olduğu gelişmekte olan ülkeler olmaktadır bu bağlamda da ele aldığımız bölgeler Küresel Güney’de bulunmaktadır (World Bank, 2011).

Özellikle Afrika’da kimi alanlara erişim çatışmalara sebep olabilmektedir. Fildişi sahillerinde 2002-2007 arasındaki süren iç savaşta en yoğun çatışmaların yaşandığı ülkenin batısı verimli Kakao tarlalarına ev sahipliği yapmaktaydı ve etnik gruplar ve Fildişili olmayan gruplar arasında refah ve mülkiyet hakkı üzerinde gerilimler sürmekteydi ki bu bize mülkiyete ve refaha erişimin yol açtığı çatışmalara örnek olarak gösterilebilir (Camelia Minoiu, 2014)- Fildişi Sahilleri’ nde 1960’lardan bu yana uygulanan, kim işlerse toprak onundur politikasının sürüklediği Batı Kıyıdaki refah; 1980’lerde emtia fiyatlarının düşüşüyle bocalamış ve Fildişi uyruklu kişiler etnik gruplar ve göçmenlere karşı; bu alanlarda mülkiyet rejimini yeniden tesis etmeye çalışmıştır (Mitchell, 2011).

Ekili Arazilerin çokluğu ile çatışmalar arasında pozitif korelasyon varken, kişi başına ekili arazilerle çatışmalar arasında negatif korelasyon bulunmakta çünkü gıda güvensizliği endişeleri mevcut olduğunda insanlar tarımsal ürünlere erişim sağlayan alanlar üzerinde hakimiyet kurmaya çalışmaktadır (Ore Koren, 2016). Kişi başına daha az ekili arazi, oradaki herkes için daha az gıda bulunabilirliği ve dolayısıyla siyasi şiddete katılımı motive eden şikayetlerin daha fazla olması anlamına gelir. Dolayısıyla azalan bulunabilirlik, savaşçılara-olası savaşçılara bu kaynaklar için savaşma isteği verir. Etiyopya, Ruanda ve Sudan gibi Afrika ülkelerinde tarımın kötü yönetimden ve kuraklıktan kaynaklanan gıda krizleri isyanlara ve hükümet düşüşlerine neden olmuştur ki bu örnekler de siyasi olarak öncül kesimler gıdayı muhaliflerine karşı silah olarak kullanmışlardır (Teodosijeviæ, 2003).

2008 Kriziyle birlikte gıda fiyatlarının yükselişe geçmesiyle, gelişmekte olan ülkelerde yaygınlaşan protestolar emtia fiyatları ile çatışma ilişkisini incelemeyi de beraberinde getirdi (Robin McKie, 2008). Bu bağlamda Kolombiya özelinde yapılan bir araştırma, emek-yoğun emtiaların fiyatının yükselmesinin, şiddeti azalttığını, doğal kaynağa dayalı emtiaların ise kaynak yahut gelir için rekabeti arttırıp, şiddet ve çatışmalara sebep olduğunu iddia etmişlerdir (OEINDRILA DUBE, 2013). Ekseriyeti emek-yoğun olan tarımsal ürünlerin üretildiği bölgelerde, tarımsal ürünlerin fiyatları arttığında şiddetin azalması beklenebilir.
Tabi bu faktörleri de etkileyen başka etkenler de bulunur, coğrafi olarak daha kapalı olan ülkeler fiyat şoklarından daha az etkilenmekte çünkü dış talebe daha az dayanmaktadır dolayıyla gelirleri daha az etkilenmektedir (Nicolas Berman, 2015). Zaten üretim faktörleri ve fırsat maliyet üzerinden yola çıkılan önceki iki çalışma, Heckscher-Ohlin modelini baz alarak, dünyayı açıklamaya çalışmaktadır ki bu model uluslararası iktisadın coğrafi mesafelerini ve ulaşım maliyetlerini baz almaz.

İklimle bağlantılı olaylar birçok zaman gıda güvensizliğini tetikler özellikle gıda bulunabilirliği, erişimi bağlamındaki bunlar da çatışmalara yol açabilir. Nina Von Uexkull ve arkadaşları meydana gelen kuraklıkların bölgesel çatışma riskleriyle ilişkisini pozitif olarak bulmuşlardır özellikle ürünün yetişme mevsiminde yani arzının az olduğu zamanlarda, ekili araziye sahip gruplar çatışmaya daha çok dahil olmaktadırlar (Nina von Uexkull, 2016). Gıda Güvenliğine iklimle bağlantılı tek risk kuraklıktan gelmez, özellikle yağış rejimlerinin bozulmasıyla verimli tarım topraklarının da suların alında kalacağı öngörülüyor (IPCC, 2022). Örneğin dünyanın pirinç rezervinin yarısını üreten Mekong Nehri’nin çevresi, su seviyesinin artışının etkisiyle batacak (ASEAN, 2018). Böyle bir durumda önceki örneklerde olduğu gibi gıda erişiminin düşmesinden söz edilen bir fiyat artışı olacağı için çatışmalara yol açabilir- tarımsal fiyatların yükselmesi, ekseriyeti tarımla uğraşan ülkeler için refah getirdiğinden ötürü de bölgede istikrarı sağlamaktadır, oysa gıdanın fiyatından bağımsız, arzının düşmesi net olarak gıdaya erişimi azaltmaktadır.

Son olarak Rusya’nın Ukrayna’yı işgali, verimli tarım havzalarını savaş sahasına çevirerek, ticaretini engelleyerek tüm dünyada gıda fiyatlarını arttırırken, Afrika’da gıdaya erişimi çok zorlaştırarak; Batı dünyasını ahlaki bir ikilimle baş başa bıraktı. Taliban’ın 2021’de nüfusunun %70’inin gıda güvensizliği altında yaşarken, bugün bu istatistik %98’i göstermekte, belki de gıda güvensizliği kaynaklı yeni bir çatışmanın yaşanacağı yer Afganistan olabilir (Jumakhan Saif-Nijat, 2023).

Sonuç

Çoğu zaman çatışmalarla gıda güvenliği yaklaşımlarının ilişkisi, çatışmanın gıda güvensizliğine yol açtığına yönelik olarak yorumlanmaya açıktır. Ne var ki burada bu ilişkiyi tersten okumayı amaçladık. Özellikle küresel ekonomik sistemin üretim ve dağıtım mekanizmalarının işleyiş şekli gıda güvensizliği bağlamında da ahlaki ve bilimsel sorgulamalara yol açmaktadır. Özellikle kimi uluslararası örgütlerin tarımda iç pazarı koruma politikalarının ne denli öne çıkardığı düşünülürse, tarım ürünleri ve özellikle ihraç malları fiyatlarına bağlı olarak çatışma riskinin azaldığı durumların var olması, bizi yeni bir politika vizyonuna dahi sürükleyebilir. Bölgesel örgütlerin, gıda üretim ve dağıtımında daha yüksek söz sahibi olması ve bu piyasalarda denetim sağlanması önerilebilir ki bu devletler çoğunlukla gelişmekte olan ülkeler oldukları için uluslararası yardımlar elzemdir. Son olarak devletler tarafından gıda güvensizliğinin bir silah olarak kullanılması durumu da uluslararası politikanın geleceğinde tartışılabileceği benziyor.

Cafer Yaren Fışkın (2024).

*Analizlerdeki fikirler yazarına aittir ve İstihbarat ve Güvenlik Araştırmaları Merkezinin editöryal
politikasını yansıtmamaktadır.

Kaynakça

Alexandra Jiricka-Pürrera, T. F. (2019, 11.). Coping with climate change related conflicts – The first framework to identify and tackle these emerging topics. Environmental Impact Assessment Review, s. 1.
ASEAN. (2018, 10. 11.). ASEAN MULTI-SECTORAL FRAMEWORK FOR CLIMATE CHANGE: AGRICULTURE AND FORESTRY TOWARDS FOOD AND NUTRITION SECURITY AND ACHIEVEMENT OF SDGs (Proposed Integrated Framework for AFCC Component (Proposed Integrated Framework for AFCC Component 4). 12. 6., 2023 tarihinde asean: htps://asean.org/wp-content/uploads/2012/05/ASEAN-Multisectoral-Framework-for climate-change.pdf adresinden alındı
Camelia Minoiu, O. N. (2014, Mart 9). Armed conflict, household victimization, and child health in Côte d’Ivoire. Journal of Development Economics.
FAO. (2008). An Introduction to the Basic Concepts of Food Security. EC – FAO Food Security Programme.
FAO, IFAD, UNICEF, WFP and WHO. (2023). The State of Food Security and Nutrition in the World 2023. Urbanization, agrifood systems transformation and healthy diets across the rural–urban continuum. FAO: Rome.
Food and Agriculture Organization. (1996, 11 13-17). 10 31, 2023 tarihinde htps://www.fao.org/3/w3613e/w3613e00.htm adresinden alındı
IPCC. (2022). Summary for Policymakers In: Climate Change 2022: Impacts, Adaptation and Vulnerability. Contribution of Working Group II to the Sixth Assessment Report of the Intergovernmental Panel on Climate Change [Hans-O. Pörtner, et al., (Drafting Authors:)]. Cenevre: IPCC. 12. 7., 2023 tarihinde IPCC:
htps://www.ipcc.ch/report/ar6/wg2/downloads/report/IPCC_AR6_WGII_SummaryForPolicy makers.pdf adresinden alındı
Saif-Nijat, M. R.-C. (2023, Ekim 23). The association of the quality of life with Afghan households’ food insecurity before and after the recent political change in Afghanistan: a comparative analysis. BMC Public Health .
Kostas Stamoulis, A. Z. (2003, 11. 3-17.). A Conceptual Framework for National Agricultural, Rural Development, and Food Security Strategies and Policies. 10. 31., 2023 tarihinde htp://hubrural.org/IMG/pdf/fao_ae050e00.pdf adresinden alındı
Leisner, C. P. (2020, 04.). Review: Climate change impacts on food security- focus on perennial cropping systems and nutritional value. Plant Science.
Mitchell, M. I. (2011, Eylül). Insights from the Cocoa Regions in Cote d’lvoire and Ghana: Rethinking the Migration-Conflict Nexus. African Studies Review.
Nicolas Berman, M. C. (2015, Ekim). EXTERNAL SHOCKS, INTERNAL SHOTS: THE GEOGRAPHY OF CIVIL CONFLICTS. The Review of Economics and Statistics.
Nina von Uexkull, M. C. (2016, 8. 31.). Civil conflict sensitivity to growing-season drought. PNAS.
OECD. (2001). The DAC Guidelines Poverty Reduction. Paris: OECD Publications Service.
OEINDRILA DUBE, J. F. (2013 , Ekim). Commodity Price Shocks and Civil Conflict: Evidence from Colombia. The Review of Economic Studies.
Ore Koren, B. E. (2016, Eylül 15). From global to local, food insecurity is associated with contemporary armed conflicts. Food Security.
Robin McKie, H. S. (2008, Nisan 13). Hunger. Strikes. Riots. The food crisis bites. 12 22, 2024 tarihinde htps://www.theguardian.com/environment/2008/apr/13/food.climatechange adresinden alındı
Teodosijeviæ, S. B. (2003). Armed Conflicts and Food Security. FAO. adresinden alındı World Bank. (2011). World Devolopment Report.

Leave a comment

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Related Articles

AnalizlerSiber Güvenlik

Siber Terörizm Kavramı ve Etkileri Üzerine

Günümüzde şüphesiz hayatımızın çok büyük bir bölümü siber uzayda geçmektedir. Hayatımızdaki unsurların...

AnalizlerSavunma ve Stratejik Analizler

İran-İsrail Çatışmasına ABD’nin Müdahalesi: Orta Doğu’da Yeni Bir Dönem

1. Giriş Haziran 2025’te Amerika Birleşik Devletleri, İran’a yönelik bugüne dek gerçekleştirdiği...

AnalizlerSavunma ve Stratejik Analizler

İran–İsrail Çatışmasında Askeri Teknoloji ve İstihbarat

Giriş 21. yüzyılın ikinci çeyreğine girerken uluslararası güvenlik paradigmasında köklü değişimler yaşanmakta,...

Analizlerİstihbarat Analizi

Proaktif İstihbarat Kalkanı ve Salam Dilimleme Stratejisi: Örtülü Tehditlere Karşı Erken Uyarı Mekanizması

Giriş Uluslararası ilişkilerde devletler, ulusal çıkarlarını korumak ve ilerletmek amacıyla çeşitli stratejiler...