Rusya’nın Ukrayna’yı işgali, 2014 yılında başlayan Luhansk ve Donetsk krizi dahilinde yaşanan anlaşmazlıklar sonrası 24 Şubat 2022 tarihinde Rusya devlet başkanı Vladimir Putin’in Ukrayna’da “özel bir askerî operasyon” ilan etmesiyle başladı.
Şimdi savaşın hemen öncesine gidelim. Hatta bir gün öncesine. Ukrayna 23 Şubat 2022 gününe Çin kaynaklı bir siber saldırı ile güne uyandı. The Times’ın elde ettiği istihbarat raporlarına göre Çin, Rus işgalinden bir gün önce Ukrayna askeri ve nükleer hedeflerine siber saldırılar başlattı. (Times, 2022)
İngiltere hükümeti, Ulusal Siber Güvenlik Merkezi’nin, Ukrayna savunma bakanlığı da dahil olmak üzere 600’den fazla web sitesinin Çin hükümeti tarafından koordine edilen binlerce hackleme girişimine maruz kaldığını iddia eden iddiaları araştırdığını doğruladı. (The Guardian, 2022)
Bilindiği üzere Putin, 4 Şubat 2022 tarihinde yani savaş başlamadan yaklaşık 3 hafta önce Pekin Olimpiyatlarının açılışı sebebiyle Çin’e bir ziyaret gerçekleştirmiş ve burada Çin Devlet Başkanı Xi ile Pekin’de bir araya gelerek iki ülke arasındaki bağların “sınırsız” olduğunu belirten ortak bir bildiri yayınlamışlar ve yaptıkları açıklamada NATO’nun daha fazla genişlemesine karşı olduklarını açıkça belirtmişlerdi.

Durum onu gösteriyor ki bazı Çinli gruplar, Ukrayna ihtilafına ilişkin istihbarat toplamakla görevlendirildi. Güvenlik kurumları politika kurumunu bilgilendirmek için bilgi toplarlar. Bu durumda da öyle görünüyor. Çin’in yüksek kapasiteli siber casusluk yeteneklerinin dostları ve düşmanları için ne kadar etkili olduğunu bir kez daha görüyoruz. Bu sebeple Türkiye’nin de bu alandaki imkân ve kabiliyetlerini daha da arttırması bir milli güvenlik stratejisi olarak görülmelidir.
Şimdi de savaşın başlamasından sadece 1 saat öncesine dönelim. Putin’in özel bir askerî harekât olarak nitelendirdiği operasyonun düğmesine basılmadan sadece bir saat önce, Ukrayna’nın sivil ve askeri tüm internet altyapısını sağlayan Amerikan merkezli Viasat’ın modemlerine siber bir saldırı gerçekleştirildi. Bu modemler sadece Ukrayna değil birkaç Avrupa ülkesine de genişbant internet hizmeti sağlayan KA-SAT uydusu ile bağlantı kuran modemlerdi. Bu saldırıyla Ukrayna ve Avrupa’nın bir bölümünde internet tamamen kesildi. Hem SentinelLabs araştırmacılarının hem de Viasat’ın değerlendirmesine göre bu saldırı Asit Yağmuru (AcidRain) adı verilen kötü amaçlı bir yazılım tarafından gerçekleştirildi. Bu saldırı öylesine büyük bir alanı etkiledi ki, bir Alman enerji şirketi 5800 rüzgâr türbini ile uzaktan erişimini tamamen kaybetti. Fransa’da bir uydu internet sağlayıcısının 9000 abonesinin tüm internet erişimleri kesildi. Ukrayna’daki sivil halk ise tam iki hafta hiçbir internet imkânı bulamadı. Bu sebeple birçok Ukraynalı, ülkelerine sadece bir saat sonra gerçekleştirilecek olan büyük bir savaştan haberleri dahi olmadı.
Bu siber saldırının arkasında Rusya’nın olduğunu İngiltere Siber Güvenlik Merkezi (NCSC), İngiliz ve Amerikan İstihbaratlarına dayandırarak kamuoyuna duyurdu. (gov.uk, 2022)
Yapılan siber saldırının tekniği ve kullanılan yazılımlar göz önüne alındığında daha önce benzer saldırılardaki benzerliklerden dolayı bu saldırıdan aylar sonra 10 Mayıs 2022’de AB, Amerika, İngiltere, Avustralya, Yeni Zelanda ve Kanada Hükümetleri tarafından oluşturulan Beş Göz Hükümetleri, saldırıdan Rusya Askeri İstihbarat Teşkilatı’nı (GRU) sorumlu tuttu. (Cyberconflicts, 2022)
Bu siber saldırı kuşkusuz Ukrayna’nın uluslararası hukuktan doğan haklarının korunması amacıyla bir dava konusu olacaktır. Uluslararası hukuktaki bazı başlık ve maddeleri incelediğimizde Ukrayna’nın bu siber saldırı ile ilgili kendi hak ve menfaatlerini korumak amacıyla aşağıdaki maddeleri referans alması muhtemel görünmektedir.
Uluslararası hukukun egemenlik ilkesine göre; “Devlet egemenliği ilkesi siber uzayda da geçerlidir. Bu Kural, siber uzayın ve Devlet siber operasyonlarının çeşitli yönlerinin egemenlik ilkesinin kapsamı dışında olmadığını kabul etmektedir. Özellikle Devletler, kendi topraklarında bulunan herhangi bir siber altyapı ve bu siber altyapıyla ilişkili faaliyetler üzerinde egemenliğe sahiptir.”
Uluslararası hukukun müdahale etmeme ilkesine göre ise “Bir Devlet, başka bir Devletin iç veya dış işlerine siber araçlar da dahil olmak üzere müdahale edemez.”
Uluslararası hukukun durum tespiti ilkesine göre ise “Bir Devlet, kendi topraklarının veya kendi hükümetinin kontrolü altındaki siber altyapının, diğer Devletlerin haklarını etkileyen ve onlar için ciddi olumsuz sonuçlar doğuran siber operasyonlarda kullanılmasına izin vermemek için gereken özeni göstermelidir.” (Cyberconflicts, 2022)
Ukrayna örneğinden yola çıkarak görülüyor ki artık Siber Saldırılar etkisi ve önemi bakımından Nükleer Saldırılardan daha önemli hale gelmeye başlamıştır. Bu sebeple Türkiye’nin jeostratejik açıdan önemine binaen güçlü ve teknolojik bir silahlı kuvvetlere sahip olmasının yanında çok güçlü bir siber güvenlik altyapısına hatta aktif siber güvenlik politikalarına sahip olması hayati bir ihtiyaçtır. Türkiye’de bu faaliyeti icra eden Genelkurmay Elektronik Sistemler Komutanlığı (GES), 2012 yılında Milli İstihbarat Teşkilatı’na bağlanarak Sinyal İstihbaratı Başkanlığı (SİB) adını almış, günümüzde kapasitesi ve yetenekleri itibarı ile Türkiye‘nin en yüksek kapasiteli istihbarat ve dinleme üssü haline getirilmiştir. SİB envanterinde çeşitli özelliklerde uçak, İHA ve SİHA’ların yanında istihbarat sinyal gemileri de bulunmaktadır. Unutulmamalıdır ki artık savaşlarda ilk kurşun siber ataklar vasıtasıyla atılmaktadır.
Ömer Yurtbaşı (2023).
*Analizlerdeki fikirler yazarına aittir ve İstihbarat ve Güvenlik Araştırmaları Merkezinin editöryal politikasını yansıtmamaktadır.
Kaynakça:
https://www.theguardian.com/technology/2022/apr/01/china-accused-of-launching-cyber-attacks-on-ukraine-before-russian-invasion
https://cyberconflicts.cyberpeaceinstitute.org/law-and-policy/cases/viasat
https://www.gov.uk/government/news/russia-behind-cyber-attack-with-europe-wide-impact-an-hour-before-ukraine-invasion

















Leave a comment